Abdulkerim Tiryaki

Ovelya

Ovelya

 

Edepsiz bir rüzgâra bırakmak da vardı kalanı, adın ezberimde kinle okunmasaydı. Ovelya kaderine mahpus
Edepsiz bir rüzgara bırakmakta vardı kalanı.
Adın ezberimde kinle okunmasaydı…
Ovelya,
Kaderine mahpus düşmüş müebbet gardiyanı,
Yanlızlıktan üstüme çuhlanan gözbebeğim.
Sana aşkı sormak ta nerden düştü aklıma.
Sandım ki dört köşesi dört bucak,
Merhamet tutkunuyla beni saracak.
Vay le le,
Elinde Yar’dan kalma kanlı bir bıçak.
Biliyorum,
O benim gövdemi sevdasından vuracak.
Taşranın bulutuna bir yeminle el edip,
Ahdimin secdesinde zoraki duadayım.
Kabul olunmayası her yanımı belledim.
Sana kurban edilesi bir yürek saklamışım.
Bağışla,
Aşka gelmeden önce dilimi bileyledim.
Ovelya;yalansız adımlarla sana doğru koşardım.
Bilirdim ki içimde gizlenen bir ölüydü.
Elimde dünden kalan yaşanmış katliamlar.
Şehri boykot sözlerim, çok eski bir öyküydü.
Uzaklara sürülüp özledikçe kendini,
Sana payitahtını veren bir adam sundum.
Bağışla nar çiçeğim,
Kalbimde soldurduğum Sara’nın ‘Ah Gülü’ydü.
değdiğin her yaradan,
kıyamet seli gibi pişmanlığım akıyor.
Gideni durdurmaya yetmeyen adamlığım,
Kahrına küfrederek uslanmayan köz yanım,
Şimdi suskun bir dille derdini anlatıyor.
Kapa kulaklarını vebalim,
Annesiz her çocuğun soysuzluk kaygıları,
Gücüm kalmadı diye parmaklarımdan fırlıyor.
Ovelya,
Gecemi zindanlara döktüğün yetmedi mi?
Yalaklardan akıtıp kan rengi gözlerimi,
Saçlarımı dibinden yolduğun yetmedi mi?
Daha çekilesi ne kaldı gücümü sınayacak?
Yoruldum taşımaktan ‘Yusuf’un Gömleği’ni,
Hikayem Bitmedi mi?
Madem ki çilemin Yoğrulduğu el senin,
Nasılsa içimdeki alev sen,
O halde yoksay vebalim,
Şiir diye söylediğim en masum sözlerimi.
Yoksaysaydın, başıma ne belalar gelirdi.
Utanırdım yüzüne değdirirken yüzümü.
Ovelyam, ah görmeseydim ömrümü kurşunlayan çehreni,
Azabım gökten değil,
Nehirlere saldığın özsuyumdan gelirdi.
Belki belki kaderim düzelirdi
Ovelya,
Kaderine mahpus düşmüş müebbet gardiyanı,
Yanlızlıktan üstüme çuhlanan gözbebeğim.
Sana aşkı sormak ta nerden düştü aklıma.
Sandım ki dört köşesi dört bucak,
Merhamet tutkunuyla beni saracak.
Vay le le,
Elinde Yar’dan kalma kanlı bir bıçak.
Biliyorum,
O benim gövdemi sevdasından vuracak.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Reklam engelleyiciyi lütfen kapatıp sayfayı yenileyin